|
|||
KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARARLARA YÖNELİK ÖNERİLER
1-Adli Para Cezasının Alt Sınırının Hatalı Tespiti 2-Akıl Hastası Olduğu Belirlenen Kişilerin Vesayet Makamına Bildirilmesi 3-Asıl Suç Faillerinin Aranması İçin Evrakın Tefrik Edilmemesi 4-Bazı Suçlarda Nüfus Kayıtlarının Celbi 5- Bir Kısım Şüpheliler Hakkında Karar Verilmemesi 6-Çocuklar Hakkındaki Tahkikatlar 7-Dellilerin Değerlendirmesinde Hataya Düşülerek Karar Verilmesi 8-Gerekçe Gösterilmeden Tek Tabiple Otopsi Yapılması 11-Kararlara Karşı İtirazlara İlişkin Masraflar 12-Karar Kartonlarında Mühür ve İmza Eksiği 13-Kararlara Karşı Yasa Yolları, Başvuru Süreleri veya Tazminat Haklarını Belirtilmediği 14-Karar Öncesi Evrakın İşlemsiz Bırakılması 15-Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararların Tebliği 16-Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararların Vekil Yerine Şikâyetçiye Tebliğ Edilmesi19-Ön ödeme Uygulamasına Yönelik Hatalar 20-Suda Boğulma ve Asıda Üç Boşluk Açılmadan Otopsi Yapılması 22-Şüpheli-Sanık Karar Takip Formu 23-Tutuklama talep Edip, Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Verilmesi 24-4483 Sayılı Yasanın Uygulamasına Yönelik Hatalar
1- Adli Para Cezasının Alt Sınırının Hatalı Tespiti
… karar sayılıda; 01.06.2005 tarihinden sonra işlenen suçlarda özel yasalarda düzenlenmiş bulunan adlî para cezasının alt sınırının 450.-YTL olduğu nazara alınmadan ……. suçundan adlî para cezasının 353,50 YTL olarak tespit edildiği ve ön ödeme önerisinin belirtilen miktarda yaptırılarak muktezaya bağlandığı saptanmış, gereğine tevessül ettirilmiştir.
* 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanununun 5.maddesinin 2.fıkrasında nispî nitelikte adlî para cezaları hariç olmak üzere adlî para cezasının alt sınırının 450.-YTL, üst sınırının ise 100.000.-YTL olarak uygulanacağını belirttiği ve aynı hususun YCGK’nun 13.12.2005 tarih 2005/8-155 E.2005/164 K.sayılı hükmünde de ifade edildiği üzere; 01.06.2005 tarihinden itibaren özel yasalarda düzenlenmiş bulunan ve adlî para cezasını gerektiren suçlarda para cezasının alt sınırının 450.-YTL, üst sınırının ise 100.000.-YTL olduğunun nazara alınarak uygulamanın buna göre yapılması,
2- Akıl Hastası Olduğu Belirlenen Kişilerin Vesayet Makamına Bildirilmesi
…sayılılarda; şüpheli/mağdur/müşteki’nin evrak içeriğine göre akıl hastası olduğunun anlaşılmasına rağmen, vesayet makamına ihbarda bulunulmadığı gözlenmiş, gereğine tevessül ettirilmiştir.
* Medeni Kanun’un 405/2 maddesi gereğince görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idari makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar, şeklindeki amir hükmün göz ardı edilmemesi,
3- Asıl Suç Faillerinin Aranması İçin Evrakın Tefrik Edilmemesi
…sayılı izinsiz hint keneviri ekmek suçunda olduğu gibi, soruşturma sonunda, şüphelilerin yüklenen suçu işlemediklerinin sabit olması ve/veya şüphelilerce işlendiğinin sabit olmaması gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği hâlde gerçek faillerin zamanaşımı süresine kadar aranıp bulunması hususunda soruşturmaya devam olunmadığı belirlenmiş, gereği yaptırılmıştır.
* Bakanlık CİGM’nin 01.01.2006 gün ve 2 sayılı Genelgesi’nin 34. maddesi gereğince, hakkında soruşturma yürütülen şüphelilerin yüklenen suçu işlemediklerinin anlaşılması ve/veya yüklenen suçun şüpheliler tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, gerçek faillerin tespiti yönünden zamanaşımı süresine kadar olayın Cumhuriyet başsavcılığınca takibi için evrakın ayrılarak soruşturmaya kaydı gerektiğinin hatırdan çıkarılmaması, 4- Bazı Suçlarda Nüfus Kayıtlarının Celbi
Suçun oluşup oluşmaması ve takibat icrası bakımından önemi haiz olan şüpheli veya mağdurların kolluk tarafından onaylanan nüfus cüzdan suretlerine dayanılarak işlem yapıldığı, bu kapsamda;
… sayılıda, 5237 sayılı TCK’nın 80/3. maddesindeki insan ticareti, … sayılıda, 5237 sayılı TCK’nın 103. maddesindeki cinsel istismar, … sayılıda, 5237 sayılı TCK’nın 104/1. maddesinde yazılı reşit olmayanla rızasıyla cinsel ilişki, … sayılıda, 5237 sayılı TCK’nın 109/3-f maddesinde yer alan kişi hürriyetinden yoksun kılma, … sayılıda, 5237 sayılı TCK’nın 194/1. maddesinde gösterilen çocuklara sağlık için tehlikeli madde temini, … sayılıda, 5237 sayılı TCK’nın 226/3-5. maddesinde açıklanan çocuklara yönelik müstehcenlik, … sayılıda, 5237 sayılı TCK’nın 228/2. maddesinde belirtilen çocukların kumar oynaması için yer ve imkan sağlama, … sayılıda, 5237 sayılı TCK’nın 229/1. maddesindeki çocukları dilencilikte araç olarak kullanma, … sayılıda, 5237 sayılı TCK’nın 234/1-2. maddesinde açıklanan çocuğun kaçırılması ve alıkonulması, … sayılıda, 5237 sayılı TCK’nın 278/3. maddesinde ifade edilen küçüklere karşı işlenen suçları bildirmeme, Suçlarında ilgililerin nüfus kayıtları getirtilmeden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözlenmiştir. * Hukukî açıdan önemi olan yaş, akrabalık, ölüm ve medenî hal gibi neticeye etkili durumların, mutlaka nüfus idarelerinden tahkik ve tevsik edilmesi, sözü edilen evraktaki noksanlıkların bu yönden giderilmesi, 5- Bir Kısım Şüpheliler Hakkında Karar Verilmemesi
… sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen evrakta, bir kısım şüpheliler için mukteza tayin edilmediği gözlenmiştir.
* CİGM’nin 01/01/2006 tarih ve 2 sayılı Genelgesi’nin 30. maddesi gereğince; birden çok kişi hakkındaki şikâyeti kapsayan soruşturmalarda, faillerden biri ya da birkaçı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ittihaz olunmakla yetinilmeyip, evrak arasında adı geçen ve kendilerine herhangi bir suç isnat edilen her şahıs hakkında kanuni gereğinin yapılması,
6- Çocuklar Hakkındaki Tahkikatlar
Fiili işledikleri zaman onsekiz yaşını bitirmemiş çocukların işledikleri bir kısım suçlarda, soruşturmanın kolluğa bırakıldığı gözlenmiştir.
( … sayılılar )
* 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 15. maddesi ile Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/01/2006 tarih ve 2 sayılı Genelgesi’nin 14. maddesinde belirtildiği üzere; suça sürüklenen çocuk hakkındaki soruşturmanın kolluk görevlilerine bırakılmayarak bizzat Cumhuriyet savcıları tarafından yürütülerek sonuçlandırılması, 7- Delillerin Değerlendirilmesinde Hataya Düşülerek Karar Verilmesi
Eksik inceleme ve soruşturma ile olayın mahiyetine uygun bulunmayan gerekçe, yanlış niteleme ve delil takdirinde hataya düşülmesi suretiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararları kurulabildiği,
- … sayılıda; ... tarihinde müşteki …’ ya ait otomobilin kelebek camını kırarak otodan hırsızlık yapan kimliği belirsiz sanıkların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e, 143. ve 66/1-e maddeleri uyarınca zamanaşımı süresince aranması cihetine gidilmeyerek, şüphelilerin kimliğinin tespitine yarayacak ya da onlara ulaşılmasını sağlayacak iz ve delil bulunmadığı ve mevcut delillerle kovuşturma olanağının olmadığı düşüncesiyle,
- … sayılıda; müşteki …’ dan rüşvet almak suçundan şüpheliler … ve … hakkında yapılan soruşturmada, olay tanıkları (..., … ve ...) dinlenilmeden şüphelilerin müştekiyi tanımadıklarına yönelik savunmalarına dayanılarak,
- … karar sayılıda; ... Emniyet Müdürlüğünün … tarihli olay yeri inceleme ve tespit raporunda da belirtildiği üzere, müşteki …’ ya ait otomobilin kelebek camını kırarak otodan teyp çalan kimliği belirsiz şüphelilerin aranması ve kimliklerinin tespit edilerek yakalanması yoluna gidilmeksizin, mala zarar verme suçundan şikayet bulunmadığı, hırsızlık suçunun işlendiğine dair yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle,
- … sayılıda suç tarihinde … doğumlu ve 13 yaşında olan mağdur … ile isteği dışında cinsî münasebette bulunan şüpheli … ’nın eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu sonucuna varılarak,
Kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
* 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170 ve 172. maddeleri uyarınca; ihbar veya herhangi bir surette suç işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının kamu davası ikamesine gerek olup olmadığına karar vermek için işin hakikatini araştırmaya mecbur ve suç teşkil eden hususlarda yeterli delil mevcut ise dava açmakla mükellef olduğunun hatırda tutularak, eksik soruşturma sonucu ya da yanlış değerlendirme suretiyle karar verilmesinden özenle kaçınılması, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ittihazı için, bütün delillerin toplanıp, ancak dava açmaya yeterli olmadığının anlaşılmış bulunması gerektiğinin unutulmayarak bundan böyle evrakın titizlikle tetkikiyle suç vasıflarının tayin ve tespitinde daha dikkatli hareket edilmesi,
8- Gerekçe Gösterilmeden Tek Tabiple Otopsi Yapılması
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlanan bir kısım evrakta;
a) Biri adlî tabip veya pratisyen olmayan iki hekim tarafından,
( … sayılılar )
b) Sebebi yazılmaksızın tek doktorla,
( … sayılılar )
Otopsi yapıldığı tespit edilmiştir.
* 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 87/l. maddesi ile Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 23/11/2006 gün ve 136 sayılı “Otopsi işlemlerinin yerine getirilmesi” konulu Genelgesinde yer alan “Otopsi, Cumhuriyet savcısının huzurunda biri adlî tıp, diğeri patoloji uzmanı veya diğer dallardan birisinin mensubu veya biri pratisyen iki hekim tarafından yapılır. Müdafi veya vekil tarafından getirilen hekim de otopside hazır bulunabilir. Zorunluluk bulunduğunda otopsi işlemi bir hekim tarafından da yapılabilir; bu durum otopsi raporunda açıkça belirtilir” hükmüne riayet edilmesi, Otopsi işleminin bir hekim tarafından yapılabilmesinin zaruret halinde ve zapta da geçilmek şartıyla mümkün olabileceğinin unutulmaması, 9- Hukuki İhtilaf
Hukukî ihtilaf niteliğinde bulunan iddialarla alakalı bir kısım evrakta ayrıntılı tahkikat işlemlerinin yapıldığı,
Bu cümleden olarak,
… sayılıda, şikâyetçinin şüpheliye verdiği borç paranın şüpheli tarafından geri verilmediği iddiasının mahiyetinden,
… sayılıda, şüphelinin ev kirasını ve elektrik ücretini ödemeden evini terk ettiğine ilişkin iddiasının dilekçe kapsamından,
… sayılıda, haricen sattığı aracının trafik kaydının şüpheli tarafından üzerine alınmadığına ilişkin iddianın içeriğinden,
Özel hukuk çekişmesi niteliğinde bulunduğu açıkça anlaşıldığı halde derhal kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi yerine delillerin toplanmasından sonra karar verildiği görülmüştür.
* Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/01/2006 gün ve (2) sayılı genelgesi’nin 25. maddesinde açıklandığı üzere; hukukî nitelik taşıyan ve ceza takibine neden olmayacak bu tür taleplerin alınmasını müteakip uzun tahkik işlemlerine girişilmeden, belirlenen duruma göre evrakın muktezaya bağlanması, emek ve zaman kaybına neden olunabilecek bu kabil davranışlardan kaçınılması, 10- Kararların Geç Yazılması
İncelenen kararların bir bölümünde soruşturmaya ilişkin tüm delillerin toplanmasına rağmen karara bağlanmayarak ( ... ) aydan ( ... ) aya varan sürelerle elde tutulduktan sonra sonuçlandırıldığı gözlenmiştir.
(… sayılılar)
* Soruşturmaların olabilecek en kısa sürede muktezaya bağlanması için gereken çabanın esirgenmemesi, Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/01/2006 tarih, 2 ve 4 sayılı genelgelerinde de açıklandığı üzere; insan hakları ihlâllerine neden olunmaması açısından yürütülen soruşturmaların sağlıklı ve süratli bir şekilde sonuçlandırılması, bütün Cumhuriyet savcılarının, görevlerine tam bir fedakârlık ve titizlikle eğilmeleri gerektiğinin hatırlanması,
11- Kararlara Karşı İtirazlara İlişkin Masraflar
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara karşı yapılan itirazların reddedilmesi üzerine, itiraz edenlerin masrafları ödemesi gerektiğinin ret kararında hükme bağlanmasına karşın, harç tahsil müzekkerelerinin yazılmadığı belirlenmiştir.
(… sayılılar)
* 5271 sayılı Yasa’nın 173/3. maddesinin uygulamada nazara alınarak itiraz edenin itiraz masraflarını ödeyeceğine ilişkin harç tahsil müzekkeresi düzenlenerek maliyeye gönderilmesinin usul edinilmesi,
12- Karar Kartonlarında Mühür ve İmza Eksiği
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kartonlarının incelenmesinde;
a) Bir kısım kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda Cumhuriyet başsavcılığının mührünün bulunmadığı,
(…sayılılar)
b) Bazı kararların ise Cumhuriyet savcısı tarafından imzalanmasının unutulduğu,
(…sayılılar)
Gözlenmiştir.
* Cumhuriyet Başsavcılıkları İle Adlî Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’in 30. maddesi ile Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 01/01/2006 gün ve (2) sayılı Genelgesinin 33. maddesine uygun hareket edilmesi,
13- Kararlara Karşı Yasa Yolları, Başvuru Süreleri veya Tazminat Haklarının Belirtilmediği
Bir kısım kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda,
a) Müştekinin veya ilgilisinin hangi mercie ve kaç gün içerisinde itiraz edebileceğine dair açıklama yapılmadığı,
(… sayılılar)
b) Soruşturma evresinde tutuklandığı veya gözaltına alındığı anlaşılan şüphelilerin tazminat hakkı bulunduğunun kararda gösterilmediği,
(… sayılılar)
Anlaşılmıştır.
* Anayasa’nın 40. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172/1. maddesinde yer alan “kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir” hükmü ile Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/01/2006 tarih ve 2 sayılı Genelgesi’nin 27. maddesinde açıklanan hususlara riayet edilmesi, anayasal ve yasal mevzuattaki değişiklerin izlenerek, zamanında iş ve işlemlere yansıtılmasına daha fazla önem verilmesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 141/2. maddesi gereği soruşturma evresinde tutuklanan veya gözaltında kalan şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda tazminat hakları bulunduğunun bildirilmesi icap ettiğinin unutulmaması,
14- Karar Öncesi Evrakın İşlemsiz Bırakılması
Sonuçlandırılan bir kısım evrakta delillerin gecikmeli olarak toplandığı,
Bu cümleden olarak;
… sayılıda, mağdurun kesin raporunun geldiği 25/03/2006,
… sayılılarda, şüphelilerin savunmalarının alındığı 25/03/2006,
… sayılılarda, soruşturma evrakının kolluktan ikmâlen gönderildiği 25/03/2006,
… sayılılarda, istinabe evrakının ulaştığı 25/03/2006,
… sayılılarda, başka yer Cumhuriyet başsavcılıklarından veya diğer kurumlardan istenen bilgilerin gönderildiği 25/03/2006,
… sayılılarda, şikâyet dilekçesinin alındığı ya da soruşturma evrakının kolluktan intikal ettiği 25/03/2006,
Tarihinden, müteakip işlemin yapıldığı / kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın yazıldığı ... tarihe kadar, [ ( 1) / ( 3 ) ] aydan [ ( 3) / ( 6 ) ] aya varan sürelerle beklendiği anlaşılmıştır.
* Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/01/2006 gün ve (2) sayılı Genelgesi’nde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, soruşturma evrakının Cumhuriyet savcıları tarafından sık sık gözden geçirilerek gerekli işlemlere tevessül edilmesi, sorumluluğu mucip olacak ihmal ve gecikmelere sebebiyet verilmemesi, 15- Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararların Tebliği
Kararların tebliğine yönelik olarak yapılan incelemede;
a) … sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların suçtan zarar gören şikâyetçilere,
b) Bazı kararların önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüphelilere,
( … sayılılar )
Tebliğ olunmadığı ya da tebliğ olunduğuna dair tebligat parçasının evrak içerisinde bulunmadığı,
c) … sayılılarda ise, ifadesi alınmamış veya sorguya çekilmemiş şüphelilere tebliğ edildiği,
Tespit olunmuştur.
* 5271 sayılı CMK’nın 172/1. maddesi ile CİGM’nin 01/01/2006 tarih ve 2 sayılı Genelgesi’nin 27. maddesi uyarınca, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların suçtan zarar gören şikâyetçiler ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüphelilere tebliğ edilmesi ve denetime esas olmak üzere tebligat parçasının sonucunun takip olunarak evrak içerisine konulması, önceden ifadesi alınmamış veya sorguya çekilmemiş olan şüphelilere tebligat yapılmasına ilişkin yasal zorunluluk bulunmadığının bilinmesi,
16- Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararların Vekil Yerine Şikâyetçiye Tebliğ Edilmesi
Şikâyetini vekili marifeti ile bildiren ilgilinin yakınması üzerine yapılan soruşturma sonunda verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararların vekil yerine şikâyetçiye tebliğine karar verildiği müşahede olunmuştur.
(…….sayılılar.)
* 7201 sayılı Tebligat Kanununun 11/1’inci maddesi uyarınca vekil ile takip olunan işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiğinin unutulmaması,
17-Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararlarda Olayın Mahiyetinin Anlatılmadığı Ya da Yeterli Gerekçenin Bulunmadığı
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların incelenmesinde;
a) ... sayılılarda, şüphelilere isnat olunan eylemlerin kısaca da olsa ayrıntıyı içerecek şekilde anlatılmadığı,
b) … sayılılarda ise, verilen kararlarda hiçbir gerekçenin gösterilmediği,
Görülmüştür.
* 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172/1. maddesi ile Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/01/2006 tarih ve 2 sayılı Genelgesi’nin 27. maddesinde açıklandığı üzere; kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlarda, olay ile isnadın tereddüt veya kuşkuya mahal bırakmayacak derecede açık, hadiselerin tahliline imkân verecek biçimde anlatılması, hangi sebeple bu sonuca ulaşıldığının gerekçeleriyle belirtilmesi,
18- Memur Suçlarının Bildirimi
… sayılı kararlarda olduğu gibi, Adlî Yargı İlk Derece Adalet Komisyonuna bağlı olanlar haricindeki memur şüphelilerin işledikleri 4483 sayılı Yasa kapsamı dışında kalan suçlarla ilgili olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların şüphelilerin bağlı bulunduğu kuruma bildirilmesinde yeterli hassasiyet gösterilmediği gözlenmiştir.
* 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 131/3. maddesi ile Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/01/2006 gün ve 2 sayılı “Soruşturmaların yürütülmesi, soruşturma evrakının düzenlenmesinde ve tamamlanmasında dikkat edilecek hususlar” konulu Genelgesi’nin 29. maddesi de dikkate alınmak suretiyle, bundan böyle memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri nedeniyle işledikleri suçlarla, kişisel suçları sebebi ile yapılan soruşturma sonunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karların ilgili personelin bağlı bulunduğu Bakanlık veya bağlı kuruluşa gönderilmesinde daha duyarlı hareket edilmesi, anılan evrakta gereğinin buna göre ifası,
19-Ön ödeme Uygulamasına Yönelik Hatalar
Ön ödemeye ilişkin işlemlerin kontrolünde;
a) ……sayılıda; 10/12/2005 tarihinde bir işçinin işe giriş bildirgesini süresinde ilgili kuruma vermeyen şüpheli hakkında, 2821 sayılı Yasanın 62. maddesi delaletiyle aynı Yasanın 59/1. maddesi gereğince tatbik edilecek adli para cezasının işe girişi bildirilmeyen her bir işçi için suç tarihi itibarıyla 5252 sayılı Yasanın 5. maddesine göre hesaplanacak asgari miktar olan 450,00 YTL yerine 350,00 YTL eksiğiyle 100,00 YTL,
b) ……sayılılarda; 01/06/2005 tarihinden sonra işlenen, ihtara rağmen çek karnelerini süresinde iade etmemek eylemlerine ilişkin olarak 3167 sayılı Yasanın 13/1. maddesinde öngörülen adlî para cezasının alt sınırının 450,00 YTL yerine 49,00 YTL fazlasıyla 499,00 YTL,
Olarak hesaplanmak suretiyle tahsili cihetine gidildiği belirlenmiştir.
* Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.12.2005 tarih, 2005/155-164 sayılı kararında belirtildiği gibi, 01.01.2005 tarihinden itibaren işlenen suçlar için, sonradan yürürlüğe giren ve lehe düzenleme içeren 5252 sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince 450,00 YTL üzerinden uygulama yapılması gerektiğinin bundan sonraki uygulamalarda nazara alınması, Ön ödeme miktarlarının belirlenmesinde hassas davranılması,20-Suda Boğulma ve Asıda Üç Boşluk Açılmadan Otopsi Yapılması
Suda boğulma veya ası suretiyle intihar gibi şüpheli olaylarda, otopsi yapılmayıp cesedin harici muayenesi ile yetinildiği müşahede edilmiştir.
(… sayılılar)
* Tabibin otopsiye lüzum olmadığı yolundaki beyanının işin hakiki veçhesini araştırmakla yükümlü Cumhuriyet savcısını bağlamayacağı göz önünde bulundurularak, suda boğulma, ası suretiyle intihar ve şüpheli ölüm gibi vakıalarda, sebebi haricen belli olsa dahi 5271 sayılı CMK’nın 87/2. maddesi ile Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 23/11/2006 gün ve 136 sayılı “Otopsi İşlemlerinin Yerine Getirilmesi” konulu Genelgesi gereğince ceset üzerinde üç boşluk açılmak suretiyle ve bilhassa elle veya iple boğulmalarda ya da ası suretiyle gerçekleşen ölümlerde boyun cildi, iç uzuvları (gırtlak, kıkırdaklar, hyoid kemiği) tetkik edilerek cesetteki bütün travmatik veya marazi başkalaşmalar kayıt ve tavsif edilmek suretiyle ölüm sebebini, mekanizmasını ve şeklini gösteren tüm değişmelerin ayrıntılı olarak rapora derç edilmesi, 21- Suç Eşyasının Tasfiyesi
Suç eşyasının tasfiyesi işlemlerine yönelik olarak yapılan incelemede,
a) ... sayılıda, sahte para/ ... sayılıda, video kaseti/ ... sayılıda, boş mermi kovanları/ ... sayılıda, kanlı elbiseler/ ... sayılıda kitap ve kasetler vb. gibi suç delili olarak ele geçirilen eşyanın emanete alınmadan zarf veya poşet içerisinde dosya arasına konulduğu, tasfiyesine yönelik hiçbir işlem yapılmadığı,
b) … sayılılarda, adlî emanette kayıtlı suç eşyası hakkında merciinden müsadere kararı istenmediği gibi, iadesi veya evrak arasında delil olarak saklanmasına dair karar da verilmediği,
c) … sayılılarda ise, kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile birlikte iadesi öngörülmesine karşın kararın infazı için suç eşyası emanet memurluğuna gönderilmediği,
Anlaşılmıştır.
* Suç Eşyası Yönetmeliği’nin 5. maddesi ile bu hususta Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/01/2006 tarih ve 2 sayılı Genelgesi’nin 20. maddesinde açıklanan hususlara riayet olunarak soruşturmanın delilini teşkil eden eşyanın maddede yazılı usul doğrultusunda makbuz karşılığı suç eşyası esas defterine kaydının sağlanması ve tasfiyesine yönelik işlemlerde de gecikmeye neden olunmaması, Suç Eşyası Emanet Memurluğunda birikime meydan verilmemesi ve işlemlerin zamanında yapılabilmesi bakımından, tahkikatların sonuçlandırılması hâlinde suç eşyası hakkında karar verilmesi gerektiğinin unutulmaması, Suç Eşyası Yönetmeliği’nin 14. maddesi gereğince, suç eşyasının tasfiyesine ilişkin kararların ilgili memurluğa gönderilerek gereğinin ifası, 22-Şüpheli-Sanık Karar Takip Formu
Şüpheli-Sanık Karar Takip formlarının doldurulması ve ilgili makamlara gönderilmesinde gereken titizliğin her zaman gösterilmediği belirlenmiştir.
* Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/01/2006 tarih ve 10 sayılı Genelgesi’nin 4. maddesi ile teşkilata duyurulan hususlara riayet edilerek, söz konusu formların eksiksiz doldurulup ilgili birimlere gönderilmesi hususunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi, bilgi akışının düzenli olarak sağlanması için kalem personelinin denetim altında tutulması,
23-Tutuklama Talep Edip Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Verilmesi
… sayılıda; … suçundan dolayı yapılan soruşturma sırasında şüphelinin sorguya sevk edilip tutuklanması talebinde bulunulmasına karşın, isteğin reddi ya da kabulünü müteakip başkaca bir delil toplanmadan, kanıt yokluğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı ittihaz olunduğu anlaşılmıştır.
* Soruşturma evrakının, gereken dikkat ve hassasiyetle incelenmediği izlenimini veren, ifa edilen görevin ciddiyet ve etkinliği ile de bağdaştırılamayan, kişi özgürlüklerini kısıtlayan ve sorumluluk doğurabilecek benzeri hatalardan kaçınılması, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilebilecek durumlarda kişilerin sorguya sevk edilerek mağduriyetlerine neden olunmaması,
24- 4483 Sayılı Yasa’nın Uygulanmasına Yönelik Hatalar
4483 sayılı Yasa’ya ilişkin olarak yapılan tetkikte;
... sayılılarda, Yargıtay CGK’nın 17/02/2004 gün ve 2004/2-10 esas, 2004/40 karar sayılı yerleşik içtihadında da belirtildiği üzere, 4483 sayılı Kanun hükümlerinin uygulama yeri bulunmadığı göz ardı edilerek, öğrencisini darp eden öğretmenin atılı suçu görevinden dolayı işlediği ileri sürülerek soruşturma izni verilmediği gerekçesiyle,
... sayılıda ise, ... suçundan gözaltına alınan müştekinin, görevli polis memurlarının kendisine işkence yaptıklarını iddia ederek şikâyetçi olduğu olayda, şüpheli polis memurlarının adlî görev ifa ettikleri göz ardı edilerek 4483 sayılı Yasa hükümleri gereğince istenen soruşturma izni sonucuna göre,
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların verildiği saptanmıştır.
* 4483 sayılı Yasa’nın 1. maddesi gereğince memurlar ile diğer kamu görevlilerinin vazifeleriyle alakalı olmaksızın görevleri sırasında işledikleri suçların Cumhuriyet savcısı tarafından re’sen soruşturulacağının, 4483 sayılı Yasa’nın 2/son maddesi uyarınca işkence ve fena muamele suçları ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 161/5. maddesi kapsamında açılacak soruşturmalarda 4483 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanamayacağının, Hatırdan çıkarılmaması, |
|||
|
|
|||