CEZA MAHKEMELERİ ÖNERİLER LİSTESİ

 

 

1- Ara Kararları Uyarınca Yapılan İşlemlerin Duruşma Tutanağının Altına Not Düşülmediği                                                                                                                                      

2- Asker Kişiler Hakkında Verilen Kararların İlgili Bakanlığa Gönderilmediği

3- Askerlerin Yargılaması       

4- Baro Pulu Olmayan Vekâletnamelerin İşleme Konuldukları   

5- Bekletici Meselenin Zamanaşımını Durduracağı

6- Beraat Kararlarında “Kanıt Yetersizliği” İbaresine Yer Verildiği                                   

7- Beraat Kararından Sonra Cumhuriyet Başsavcılığına İhbar

8- Bilirkişi Tayinine İlişkin Usule Aykırı Hareket Edildiği

9- Bozmanın Onu Temyiz Etmeyenlere Sirayeti İçin İnfaza Vermeme  

10- Bozmaya Karşı Şikâyetçi ve Mağdurun Diyeceklerinin Tespiti İçin Çağrıldığı

11- Cumhuriyet Savcısının Sanık Lehine Temyizden Feragati    

12- Çağrı Kağıdı İle Gelmeyen Tanıklara Ceza Verilmediği  

13- Çağrı Kâğıdına Meşruhat Verilmediği   

14- Ceza Fişlerine T.C. Kimlik Numaralarının Yazılmadığı                                                        

15- Çek Hesabı Açtırmama Kararlarının Kesin Olarak Verildiği                                              

16-Çocuklara İlişkin Kararlarda Sosyal İnceleme Raporunun Alınmama Gerekçesinin Gösterilmediği    

17- Çocuk Sanıklar Hakkındaki Duruşmalara C. Savcısının İştirak Ettiği  

18- Çocukların Yargılamasında Uzlaşma Teklifinin Kanunî Temsilcisine Yapılmadığı  

19- Çocukların Yasaya Aykırı Olarak Tutuklandığı     

20- Çok Sanıklı Davalarda, Hakkında Delil Toplanmayan Sanıklar Hakkında Tefrik  Kararı Verilmediği         

21- Dizi Listelerinin Düzenlenmediği       

22- Dosyaların Düzensiz Tutulduğu               

23- Dosyaların Yeterince İncelenmemesi Sonucu Hatalar       

24- Duruşma Listesinin Yapılmadığı                                                                                           

25- Duruşma Saatinin Tüm Dosyalarda Aynı Olduğu           

26- Duruşma tutanağının başlığının veya içeriğinin usulüne uygun şekilde yazılmadığı

27- Duruşma Tutanakları ve Kararlarda Hâkim-Zabıt Kâtibi İmzalarının Bulunmadığı

28- Duruşma Tutanaklarında Sayfa ve Celse Numaralarına Yer Verilmediği               

29- Duruşma ve Keşif Tutanakları ile Gerekçeli Kararların Matbu Olarak Düzenlenmesi

30- Duruşmalarda Ses ve Görüntü Kaydedici Aletlerin Kullanılmasına İzin Verilmesi

31- Dosya Gönderme Formu           

32- Düşme Kararı Yerine Ortadan Kaldırma Kararı Verildiği  

33- Emanet Eşyasının Tavsiyesine Yönelik İşlem Yapılmadığı                                                  

34- Engel Hâli Bulunmayan Tanığın Yeminsiz Dinlenildiği                                                        

35- Esas Defterinin İlgili Sütunlarının Doldurulmadığı     

36- Esas Defterinde Silinti - Kazıntı ve Kâğıt Yapıştırma         

37- Evrakın Geç İşleme Konulduğu               

38- Evrakta Hâkim Havalesinin Bulunmadığı      

39- Gerekçeli Kararların Görüldüye Gönderilmemesi   

40- Geri İstenen Yakalama Kararlarının Akıbetinin Araştırılması  

41- Getirtilen Dosyaların İade Edilmediği       

42- Gıda Maddeleri Tüzüğüne Muhalefet Suçlarında Bakanlığa Bilgi Verilmediği

43- Gizli Yapılması Gereken Duruşmaların Açık Yapıldığı    

44- Harç Tahsil Müzekkerelerinin Yazılmadığı     

45- Hükmün Mahkeme Mührü İle Mühürlenmediği     

46- İcra Mahkemesinde Müştekiye Duruşma Gününün Davetiye İle Bildirildiği

47- İcra (Ceza) Mahkemelerinde Yasa Yolunun Belirtilmesinde Hata Yapıldığı                       

48- İcra Müdürlüğünden İstenen Dosyaların Makul Sürede İncelenerek İade Edilmediği      

49- İdarî Yaptırım Kararlarına İtirazların Esas Defterine Kaydedildiği

50- İddianamenin Değerlendirilmesi Defteri                                                                    

51- İddianamenin Değerlendirilmesi Kararlarının Mahsus Kartonuna Takılmadığı              

52- İddianamenin Kabulü Kararı Okunmadan Duruşmaya Başlanıldığı  

53- İddianamenin Sanıklara Tebliğ Edilmediği      

54- İlâmların İnfaza Geç Verildiği        

55- İlânen Tebligatta Kararın Mahkeme Divanhanesine Asılması   

56- İletişimin Denetlenmesi Kararlarında Yasal Unsurların Bulunmadığı,  

57- İnfaz Edilip İade Edilen  İlâmların Tetkikinde Hatalarla Karşılaşıldığı,  

58- İnfaz Hakimliğine Ait Kararların Tebliğ Edilmediği    

59- İnfaz Hâkimliklerinde Dosya Tutulmadığı     

60- İnfaz Hâkimliklerinin Düzenleyeceği Formlar         

61- İnfaza Verilen İlamlara İlişkin Üçer Aylık Listelerin Verilmediği   

62- İstinabe evrakında Makul Süre İle Duruşma Günü Tayini    

63- İş Tevzii Protokolü ve Listesinin İlgili Makamlara Bildirilmediği   

64- İtirazın Yanlış İncelendiği        

65- Kabule Değer Sayılamayacak Temyiz İsteminin Reddi    

66- Kalemde Yapılan Tebligat Usulü                                                                                           

67- Karar Başlığına “Türk Milleti Adına Karar Verildiği”nin Yazılmadığı  

68- Karar Kartonlarında, Kararların Sağ Üst Köşesine İnfaz Numarası, Kararın Kesinleştiği ve İnfaza Verildiği Tarihin Yazılmadığı    

69- Kararlarda Hangi Kanun Yoluna ve Merciine Başvurulacağının ve Müracaat  Süresinin ve Tazminat Hakkının Belirtilmediği,      

70- Kararlarda Sanığın Açık Kimliğinin Yazılmadığı     

71- Kararların Geç Yazıldığı        

72- Katılma Usulü                     

73- Kesinleşme Şerhinin Hâkim Tarafından Onaylanmadığı    

74- Keşif Günü Verilmek Üzere Duruşmaların Talik Edildiği    

75- Keşiflerin Yapılamadığına Dair Tutanağın Dosyaya Konulmadığı   

76- Mağdur Çocukların İfadelerinde Uzman Kişinin Bulundurulmadığı                         

77- Mağdur ve Müştekiye Yasal Haklarının Bildirilmediği    

78- Memurlar Hakkındaki Hükümlerin Duyurulması     

79- Miktarı İtibariyle Kesin Olan Kararlarda Yasa Yolunun Açık Olduğunun Belirtildiği       

80- Muvakkat Tatil Kararı Verilen Dosyaların Duruşmaya Alınmadığı

81- Müsadere Kararlarında Duruşma Yapılmadığı     

82- Müşteki Ve Mağdurların Sanıktan Önce Dinlenildiği   

83- Nihai Karardan Sonraki Giderlerin Tahsili      

84- Orman Suçlarında, Tutanak Düzenleyicilerinin Tensiben Çağrıldığı  

85- Ön Ödemelik Suçlarda Sanığın Arandığı      

86- Resmî Tatil Günlerine Talik                 

87- Sanıklara Tercüman Ücretinin Yükletilmemesi,     

88- Sanıklara Yasal Haklarının Hatırlatılmadığı      

89- Sanıkların Sorgusunu Düzenleyen CMK’nın 147, 149 ve 150. Maddeleri Hükümlerinin Uygulamada Gözardı Edilmemesi, Dinleme ve Okumadan Sonra Sanığa Ne Diyeceğinin  Sorulmadığı, Son Oturumda Hazır Olan Sanığa Son Sözün Verilmediği  

90- Suç Eşyasının Dosya İçinde Muhafazası  

91- Suça Sürüklenen Çocuklar Hakkında “Sanık” Sıfatının Kullanıldığı                              

92- Sulh Ceza Mahkemesinde Yaş Tashihi     

93- Şahsi Hürriyeti Sınırlayıcı Hâllerin Gerekçeli Kararda Gösterilmediği  

94- Şikâyetçi, Tanık Ve Sanıkların Doğrudan Zorla Getirtilmesi Yoluna Gidildiği

95- “Şüpheli-Sanık Karar Takip Formu”nun Düzenlenip Gönderilmediği

96- Tali Karar Fişi        

97- Tanık İfadelerinin Soruşturma Aşamasındaki Beyanlarına Atıf Yapılarak Alındığı

98- Tanık Ve Sanıkların İsim Verilmeden Çağrıldığı     

99- Tanık Yoklaması Yapılmadan Duruşmalara Başlandığı    

100- Tanıklara gerekli ihtaratın eksik yapıldığı ya da hiç yapılmadığı   

101- Tanıklıktan Çekinme Hakkı Olanlara Hatırlatma Yapılması   

102- Tanıklara Kendisi ya da Akrabaları Aleyhinde Beyanda Bulunmaktan Çekinme Hakkı Konusunda İhtarat Yapılmadığı 

103-Tanıklara Ödenecek Tazminat                                                                                           

104- Tecilli Kararların Esas Defterine İşlenmesi İçin Cumhuriyet BaşsavcılığınaVerilmediği  

105- Temyiz Dilekçesinin Karşı Tarafa Tebliğ Edilmediği    

106- Tutanağa Bilirkişi Vs.nin İmzasının Alındığı      

107- Tutuklu Dosyalarda 30 Günden Fazla Sürelerle Ertelemeler Yapıldığı   

108- Tutuklu İşler İle Acele İşten Sayılan Davaların Adlî Tatilde Görülmediği  

109- Tutuklu İşlerde Tanıklar Hakkında Verilen Zorla Getirme Kararlarında Gerekçe Gösterilmediği 

110- Tutuklu Sanıklara Duruşma Günü ve İddianamenin Tebliğ Edilmediği 

111- Uzlaşma ve Önödeme Uygulanmadan Açılan Kamu Davalarının Kabul Edildiği

112- Vekâletnamelerin Harçlandırılmadığı,    

113- Vekâlet Ücretinin Katılan Yerine Vekile Ödenmesine Karar Verildiği                               

114- Yabancı Uyrukluların Özgürlüğünü Kısıtlayan Kararların Bakanlığa Bildirilmediği  

115- Yakalama Emirlerinin Yasal Unsurları İçermediği                                                

116- Yargılama Giderleri           

117- Yasal Haklar Hatırlatılmadan Veya Müdafi Tayin Edilmeden Sorgu Yapıldığı  

118- Yazılan Müzekkerelere Yasal Meşruhat Verilmediği    

119- Yoklukta Verilen Beraat Ve Düşme Kararlarının Tebliğ Edilmediği  

120- Yönetmelikte Belirtilen Defterlerin Tutulmadığı      

121- Yurda Dönmeleri İhtimaline Binaen Sanıklar Hakkında Yakalama Emri Çıkarıldığı  

122- Yurtdışına Yazılan İstinabe Evrakının Tercüme Usûlü,

123- Zamanaşımı Dosyalarının Derdestler Arasında Tutulduğu 

124- Zamanaşımı Hükümlerinin Uygulanmasında Hatalar    

125- Zimmet Defterlerinin Ayrı Ayrı Tutulmadığı     

126- Zorla Getirme Kararlarında “İhzaren Celp” İbaresinin Kullanıldığı                        

127- Zorla Getirme Kararlarında Yasal Unsurlara Yer Verilmediği                                       

128- Zorunlu Müdafiin Her Oturumda Hazır Bulunmaması    

 

1- Ara Kararları Uyarınca Yapılan İşlemlerin Duruşma Tutanağının Altına Not Düşülmediği

 

Tüm ceza mahkemelerinde ara kararları uyarınca yapılan işlemin tutanak altına not düşülüp imzalanmadığı gözlenmiştir.

 

* “Cumhuriyet Başsavcılıkları İle Adlî Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik”in 92. maddesi yollamasıyla Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliği’nin 32. maddesinde belirtilen şekilde işlem ifası için kalem personelinin denetlenmesi,

2- Asker Kişiler Hakkında Verilen Kararların İlgili Bakanlığa Gönderilmediği

 

Askerlerin yargılanması sonucunda verilen kararların ilgili bakanlığa gönderilmediği saptanmıştır.

 

* Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/01/2006 tarihli ve 23 sayılı Genelgesi gereğince subay, astsubay, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş ve Türk Silâhlı Kuvvetlerinde görevli sivil memurlar hakkında adlî merciler tarafından verilen her türlü kesinleşmiş kararların üçer suretinin ilgilinin bağlı bulunduğu bakanlığa gönderilmesi gerektiğinin unutulmaması,

 

3- Askerlerin Yargılanması

 

Askerlik görevini yapmakta olan sanıklar hakkında, üst sınırı iki yılı aşmayan suçlara ilişkin kamu davalarına devam olunduğu tespit edilmiştir.

 

* 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun 5530 sayılı Kanun'la değişik 20/1. maddesi gereğince; er, erbaş ve yedek subayların askere girmeden veya silâh altına çağrılmadan önce işledikleri ve üst sınırı iki yılı aşmayan suçlardan dolayı haklarındaki yargılamanın terhis tarihine kadar ertelenmesi gerektiğinin hatırda tutulması,

 

4- Baro Pulu Olmayan Vekâletnamelerin İşleme Konuldukları

 

Sınırlı sayıda olmakla birlikte, avukatlarca mahkemeye sunulan vekâletname ve örneklerinde bulunması zorunlu olan baro pulları mevcut olmadığı hâlde kabul edildikleri ve bugüne değin de eksik olan pulların tamamlattırılmamış olduğu belirlenmiştir.

 

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 27/3. maddesi gereğince; avukatlarca vekâletname sunulan mercilerin pul yapıştırılmamış veya pulu noksan olan vekâletnameleri ve örneklerini kabul edemeyecekleri, bu gibi durumlarda ilgiliye on günlük süre vererek bu süre içinde pul tamamlanmadıkça vekâletnamelerin işleme konulamayacağı hususlarındaki yasal zorunluluğun yerine getirilmesinde daha özenli olunması,

 

5- Bekletici Meselenin Zamanaşımını Durduracağı

 

Sanık lehine olması nedeniyle her ne kadar kanun yararına bozma yoluna gidilmemiş ise de; … esas sayılı dosyada orman suçuna ilişkin davada, Asliye Hukuk Mahkemesinde aynı yerle ilgili olarak devam eden bir başka davanın mülkiyet açısından bekletici mesele sayılıp sonucunun beklenmesine karar verilmesine rağmen, yargılama sırasında 5 yıllık asgari zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle davanın düşmesi yönünde hüküm kurulduğu saptanmıştır

 

* TCK’nın 67/1. maddesine göre, soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı duracağından, bu prosedürün müteakip işlemlerde nazara alınması, yanlış uygulamadan uzak durulması,

 

6- Beraat Kararlarında “Kanıt Yetersizliği” İbaresine Yer Verildiği

 

Yapılan yargılama sonucu kurulan hüküm fıkrasında “kanıt yetersizliği” sebebiyle beraat kararları verildiği gözlenmiştir.

* Bu gibi hâllerde, CMK’nın 223/2-e maddesinde yer alan “isnat edilen eylemin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması” şeklindeki yasal ibareye yer verilmesi,

 

7- Beraat Kararından Sonra Cumhuriyet Başsavcılığına İhbar

 

Yargılama sonunda, sanıkların yüklenen suçu işlemediklerinin sabit olması ve/veya sanıklarca işlendiğinin sabit olmaması gerekçesiyle beraat kararı verildiği hâlde gerçek faillerin zamanaşımı süresine kadar aranıp bulunması hususunda Cumhuriyet başsavcılığına ihbarda bulunulmadığı anlaşılmış, gereği yaptırılmıştır.

 

* Hakkında dava açılan sanıkların yüklenen suçu işlemediklerinin sabit olması ve/veya yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle beraatlarına karar verilmesi durumunda, gerçek faillerin tespiti yönünden müruruzaman haddine kadar olayın Cumhuriyet başsavcılığınca takibi gerektiğinin unutulmaması,

 

8- Bilirkişi Tayinine İlişkin Usule Aykırı Hareket Edildiği

 

Bilirkişi atanması ile ilgili bazı hususlarda emredici usul kurallarına aykırı davranıldığı, bu cümleden olarak;

 

a) Genel ve hukukî bilgi ile çözebilecek hususlarda bilirkişi tayin edildiği, şöyleki;

….esas sayılı dosyada; zimmet suçundan yapılmakta olan yargılama sırasında, "dosyaya ibraz edilen belgeler ve tanık beyanları ile sanıkların kasıtları nazara alınarak zimmetleri olup olmadığının ve zimmet mevcut ise niteliğinin belirlenmesi" maksadıyla bilirkişilerden mütalâa alındığı,

 

* CMK’nın 63. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesi ve 67/3. maddesi ile yerleşmiş Yargıtay uygulamalarına nazaran, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukukî bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemeyeceğinin göz önünde bulundurulması,

 

b) İşin ehli olmayan yazı işleri müdürü, kâtip, mübaşir vb. kişilerin bilirkişi olarak dinlendiği, örneğin; …. esas sayılı dosyada hırsızlık konusu bileziğin değerinin tespiti için kuyumcu yerine yazı işleri müdürünün bilirkişi olarak tayin edildiği,

 

* CMK’nın 63/1. maddesi uyarınca çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, ihtisas sahibi olan kişilerin bilirkişi olarak seçilmesine özen gösterilmesi,

 

c) Bir kısım dosyada, raporunu hazırlaması istenilen bilirkişilere, görevini ne kadar süre içinde yerine getireceğinin belirtilmediği, bazılarında ise verilen sürede vazifesini yerine getirmeyen bilirkişilerin istemleri üzerine görev sürelerinin gerekçesiz olarak uzatıldığı,

 

* CMK’nın 66/1. maddesinin amir hükmüne göre, bilirkişinin işin niteliğine göre üç ayı aşmayacak şekilde tayin edilen sürede raporunu vermeye mecbur olduğu, bu sürenin ancak özel sebepler zorunlu kıldığında ve bilirkişinin istemi üzerine, kendisini atayan merciin gerekçeli kararıyla en çok üç ay daha uzatılabileceği dikkate alınarak ve tespit edilen sürede görevini yerine getirmeyen bilirkişi hakkında anılan Yasa’nın 66/2. maddesinde yazılı yaptırımların uygulanabilmesine olanak sağlanması açısından, bundan böyle sürenin belirlenmesinde ve uzatılmasında yasaya uygun hareket edilmesi,

d) … İli Adlî Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu tarafından düzenlenen listelerde yer almayan bilirkişilere yemin verilmediği, bazı yemin tutanaklarına da bilirkişinin imzasının alınmadığı,

 

* CMK’nın 64/6. maddesi gereğince, listelerde yer almamış bilirkişilerin görevlendirilmeleri hâlinde, kendilerine yemin ettirilmesi ve yeminin yapıldığına ilişkin tutanağın hâkim, zabıt kâtibi ve bilirkişi tarafından imzalanması gerektiğinin bilinmesi,

 

e) Bazı bilirkişi atama kararlarında, bilirkişiye yapacağı işin tam ve ayrıntılı olarak anlatılmadığı,

 

* CMK’nın 66/1. maddesinde açıkça vurgulandığı şekilde, bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ilişkin kararda cevaplandırılması uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren soruların ayrıntılı biçimde belirtilmesi zorunluluğuna uyulması,

 

f) Moleküler genetik inceleme yapılmasına ilişkin bazı kararlarda, inceleme ile görevlendirilen bilirkişinin gösterilmediği, bir kısmında ise, ilgilinin adı, soyadı, adresi ve doğum tarihi bilgilerinin de belirtildiği,

 

* “CMK’nın 79 ve Ceza Muhakemesinde Beden Muayenesi, Genetik İncelemeler ve Fizik Kimliğin Tespiti Hakkında Yönetmelik”in 13. maddeleri gereğince, moleküler genetik inceleme kararlarında, inceleme ile görevlendirilen bilirkişinin belirtilmiş olmasına ve bilirkişiye gönderilen örneklerle ilgili olarak hâkimlikler, mahkemeler ve Cumhuriyet başsavcılıklarınca gizliliği sağlamak ve karışıklığa yer vermemek için gerekli her türlü tedbir alınarak, bedeninden örnek alınan kişinin adı, soyadı, adresi ve doğum tarihi bildirilmeksizin ve bunlara karşılık gelmek üzere bir kod sistemi uygulanmak suretiyle gönderilmesine özen gösterilmesi,

 

g) Yargılama sırasında akıl hastalığı şüphesi bulunan sanıkların, bu durumlarının tespitine yönelik soruların yöneltilmesi yerine bilirkişiden ceza ehliyetinin belirlenmesinin istendiği görülmüştür.

 

* Sanığın ceza ehliyetinin değerlendirilmesi davaya bakan hâkime ait olduğundan, TCK’nın 32. maddesinin hangi fıkrasının uygulanması gerektiğinin saptanması açısından, “sanığın suç tarihi itibariyle işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin ne derecede azalmış olduğunun” tespiti için, CMK’nın 74/1. maddesi gereğince, “şüphelinin akıl hastası olup olmadığı, akıl hastası ise ne zamandan beri hasta olduğu ve bunun, kişinin davranışları üzerindeki etkilerinin ne olduğu” şeklindeki soruların tevcih edilmesi hususunda özen gösterilmesi,

 

9- Bozmanın Onu Temyiz Etmeyenlere Sirayeti İçin İnfaza Vermeme

 

Birden çok sanıklı dosyalarda; mahkûm edilenlerden birisinin temyizi üzerine, hakkındaki karar kesinleşen diğer hükümlüler yönünden de neticenin beklendiği, dolayısıyla ilâmının infaza verilmediği anlaşılmıştır.

 

* Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/12/1990 gün ve 6-218/322 sayılı içtihadına göre; ileride vuku bulacak bozma kararının onu temyiz etmeyen diğer sanıklara da teşmil edilmesinin bir istisna olması karşısında, bu gibi hâllerde, hakkındaki hüküm kesinleşen diğer sanıklar yönünden ilâmın infaza verilmesini geciktirmeye imkân veren herhangi bir düzenleme bulunmadığından, ilâmların infaza verilmesinde aksamaya yol açılmaması,

10- Bozmaya Karşı Şikâyetçi ve Mağdurun Diyeceklerinin Tespiti İçin Çağrıldığı

 

Bozmaya karşı diyeceği sorulmak üzere, müdahil sıfatı bulunmayan mağdur ve şikâyetçinin davetiye ile duruşmaya çağrıldığı veya bu maksatla istinabe yoluna başvurulduğu görülmüştür.

 

* CMK’nın 307. maddesinde bozmadan sonra kimlere tebligat yapılacağı sayıldığından, bunlar arasında yer almayan şikâyetçi veya mağdurun, katılan sıfatı bulunmadıkça bu tür bir çağrı kâğıdı gönderilmesinden veya bulunduğu mahalde istinabe edilmesinden kaçınılması,

 

11- Cumhuriyet Savcısının Sanık Lehine Temyizden Feragati

 

Sanık lehine kanun yoluna başvuran Cumhuriyet savcısının bilâhare bu talebinden vazgeçtiğinden bahisle dosyanın merciine gönderilmediği saptanmış, gereğine tevessül ettirilmiştir.

 

* CMK’nın 266/1. maddesi amir hükmüne nazaran, Cumhuriyet savcısı tarafından sanık lehine yapılmış olan başvurudan ancak onun rızası ile vazgeçilebileceğinden, bu husus göz önüne alınmadan kararın kesinleştirilmesine imkân olmadığının bilinmesi,

 

12- Çağrı Kâğıdı İle Gelmeyen Tanıklara Ceza Verilmediği

 

Meşruhatlı çağrı kâğıdı tebliğine rağmen duruşmaya gelmeyen tanıkların zorla getirtilmeleri hâlinde yasal yaptırımın tatbik edilmediği tespit edilmiştir.

 

* Kovuşturmaların kısa sürede neticelenmesini temin bakımından, (haklı sebeplerle gelmeyen tanıklar hariç olmak üzere) CMK’nun 44. maddesi uyarınca gelmemelerinin sebep olduğu giderler takdir edilerek, kamu alacaklarının tahsili usulüne göre kendilerine ödettirilmesi hususunda duyarlı  davranılması,

 

13- Çağrı Kâğıdına Meşruhat Verilmediği

 

Bazı dosyalarda; tutuksuz sanıklar ile şikâyetçiye ve tanıklara çıkartılan çağrı kâğıtlarına usulüne uygun meşruhat konulmasında her zaman titiz davranılmadığı belirlenmiştir

 

* Tanıklara ve tutuksuz sanıklara gönderilecek çağrı kâğıtlarının, tanıklar için CMK’nın 43. maddesi hükmü çerçevesinde düzenlenmesine, bu şekilde tebligata rağmen gelmeyen tanıklara aynı yasanın 44. maddesinin tatbikine olanak sağlanmasına, sanıklar için anılan Kanunun 145 ve 176/1-2. maddesi gereğince icabeden uyarının yazılmasına, müştekiler için de CMK’nın 233. maddesi delaletiyle tanıklara ilişkin hükümlerin uygulanmasına özen gösterilmesi,

 

14- Ceza Fişlerine T.C. Kimlik Numaralarının Yazılmadığı

 

Ceza mahkemelerinde, kesinleşen mahkûmiyet kararları için düzenlenerek Adlî Sicil Genel Müdürlüğüne gönderilen ceza bildirme fişlerine “T.C. kimlik numarası ” nın yazılmadığı saptanmıştır.

 

* 07.09.2005 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren Adlî Sicil Yönetmeliğinin 7/2. maddesi ile Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün 01.01.2006 tarih ve 62 sayılı Genelgesi uyarınca, düzenlenen ceza bildirme fişlerinde, T.C. kimlik numarasının da yazılması gerektiğinin unutulmaması,

 

 

15- Çek Hesabı Açtırmama Kararlarının Kesin Olarak Verildiği

 

… esas sayılı dosyada, sanıklar hakkında, 3167 sayılı Yasanın 16/1 ve 3. maddeleri uyarınca 1.770,00 YTL adlî para cezası ve birer yıl süre ile çek hesabı açtırmalarının men’ine ilişkin verilen kararın, para cezasının miktarı itibariyle kesin olarak hükmedildiği anlaşılmıştır.

 

* Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/11/2005 gün, 2005/10-140 esas, 2005/143 karar sayılı ilâmında açıklandığı gibi, hükmedilen para cezasının temyiz sınırının altında kalması hâlinde dahi, bir yıllık çek keşide etme yasağının temyiz kabiliyetinin bulunduğunun bilinmesi,

 

16- Çocuklara İlişkin Kararlarda Sosyal İnceleme Raporunun Alınmama Gerekçesinin Gösterilmediği

 

Yargılama aşamasında sosyal inceleme raporu alınmadığı hâlde gerekçeli kararda nedeninin açıklanmadığı görülmüştür.

 

* 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35/3. maddesinin “Çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde, gerekçesinin kararda gösterileceğine” dair hükmüne riayette titizlik gösterilmesi,

 

17- Çocuk Sanıklar Hakkındaki Duruşmalara Cumhuriyet Savcısının İştirak Ettiği

 

Suça sürüklenen çocuklar hakkında 15/07/2005 tarihinden sonra yapılan (Ağır cezalık suçlar hariç) bir kısım duruşmalara Cumhuriyet savcısının da iştirak ettiği tespit edilmiştir. 

 

* 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 25/1. maddesi ile geçici 1. maddenin 1 ve 3. fıkraları uyarınca; suça sürüklenen çocuklar hakkında çocuk mahkemelerinde veya bu mahkemeler kurulup göreve başlayıncaya kadar görevli mahkemelerde (ağır cezalık suçlar hariç) yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısının bulunmayacağına ilişkin hükme uyulması,

 

18- Çocukların Yargılamasında Uzlaşma Teklifinin Kanunî Temsilcisine Yapılmadığı

 

Çocuk Mahkemesinin … esas sayılı dosyalarında, uzlaşma kapsamında kalan eylemleri nedeniyle suça sürüklenen çocuklar ve/veya suça maruz kalan küçüklerin kanunî temsilcileri yerine kendilerine uzlaşma teklifinde bulunulduğu anlaşılmıştır.

 

* CMK’nın 06/12/2006 tarih ve 5560 sayılı Yasanın 24/4 maddesi ile değişik 253. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifinin yasal temsilcilerine yapılması gerektiği yönündeki düzenlemeye uygulamada riayet edilmesi,

 

19- Çocukların Yasaya Aykırı Olarak Tutuklandığı

 

15 yaşını doldurmamış çocuklar ile ilgili olarak verilen tutuklama kararlarında, yasada öngörülen süre koşulunun gözetilmediği belirlenmiştir.

 

* On beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı beş yılı aşmayan özgürlüğü kısıtlayıcı cezayı gerektiren fiillerden dolayı soruşturma ve yargılama aşamasında tutuklama kararı verilemeyeceğine dair 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 21. maddesi ile Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik’in 11. maddesi hükmünün göz ardı edilmemesi,

20- Çok Sanıklı Davalarda, Hakkında Delil Toplanmayan Sanıklar Yönünden Tefrik Kararı Verilmediği

 

Birden fazla sanığı olan dosyalarda, sanıklara isnat edilen eylemlerin birbirleriyle ilintisi olduğu ve biri diğerinin sonucunu etkileyecek halde bulunduğu konusunda bir gerekçe gösterilmeden sorgusu yapılamayan sanık hakkındaki dava tefrik edilmeksizin, bu sanığın aranması amacıyla yargılamanın sürdürüldüğü belirlenmiştir.

 

* Belirtilen hâllerde; bu sanıklar yönünden davanın tefrikine karar verilmesi, haklarında hüküm kurmaya elverişli delil bulunan sanıklar için ise gereken kararın ittihazı ile davanın tümüyle zamanaşımına uğramasına neden olunmaması,

 

21- Dizi Listelerinin Düzenlenmediği

 

Dava dosyalarının diğer bir mahkeme veya mercie tevdii ya da gönderilmesi sırasında, dizi listelerinin tanzim edilmediği görülmüştür.

 

* Evrak kaybı ihtimalinin önlenmesi ve sorumlularının tespiti bakımından, Cumhuriyet Başsavcılıkları ile İlk Derece Adli Yargı Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’in 80/6. maddesinde öngörüldüğü şekilde dizi listesi düzenlenmesi ve zabıt kâtibi tarafından imzalanmasında titiz davranılması,

 

22- Dosyaların Düzensiz Tutulduğu

 

Dosyaların içindeki evrakın, cins ve ilgi gözetilmeden geliş sırasına göre dizildiği, duruşma tutanaklarının arasına rapor, müzekkere, davetiye ve dilekçe gibi belgelerin gelişi güzel konulduğu görülmüştür.

 

*Cumhuriyet Başsavcılıkları ve Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’in 80. maddesinin uygulanmasına özen gösterilerek dosya tetkikinde kolaylık sağlanması,

 

23- Dosyaların Yeterince İncelenmemesi Sonucu Hatalar

 

Dosyaların zaman zaman yeterince incelenememesi sonucu, yargılamanın uzamasına yol açabilecek hatalı uygulamalar yapılabildiği, bazı tensip ve ara kararlarının davaların kısa sürede sonuçlandırılmasını ve olayın aydınlatılmasını sağlayacak şekilde oluşturulamadığı, delillerin parça parça toplandığı, usul hükümlerine riayette gereken titizliğin gösterilmediği;

 

Bu cümleden olarak;

 

a) Arızî ve anî bir durum olmadan duruşmasına çıkılan bir kısım dosyada, oturumların tetkik vesilesiyle ertelenebildiği,

 

b) Münhasıran keşfe muallâk olan dosyada, “keşif gününün gelecek celse tayinine” şeklinde ara kararları kurulduğu,

 

c) İş durumu da elvermesine rağmen, kimi zaman duruşmaların (5–7) aya varan sürelerle talik edildiği,

 

d) Bir kısım dosyada aynı bina içerisinde bulunan birimlerden istenilen dosya ve belgelerin mübaşir vasıtasıyla elden celp edilerek incelenmesi yerine yazılan müzekkerelerin tekidi yoluna gidildiği,

 

e) … değişik iş sayılı dosyada; Belediye Başkanlığı tarafından verilen idarî para cezasına itiraz hakkında 17/11/2003 tarihinde tensip zaptı yapılarak cezayı veren kurumdan encümen kararı ve konuya ilişkin diğer belgelerin istenmesine karar verildiği halde, müzekkerelerin yazılmasının unutulduğu, bilahare 23/03/2005 günü durumun fark edilerek muamelenin yerine getirildiği bu süre zarfında dosyanın işlemsiz kaldığı,

 

f) … esas sayılı dosyada; 14/10/2005 tarihli celsede sanığın annesi M.Ş.’nin tanık olarak celp edilmesi üzerine tanıklıktan çekinme hakkını kullandığını bildirdiği halde, 4 celse sonra aynı kişinin tekrar tanık olarak çağrılması nedeniyle duruşmaya yeniden gelmek durumunda kaldığı, nitekim 23/03/2006 tarihli celsede bahse konu tanığın mahkemeye tekrar tanıklık yapmayacağını bildirdiği,

 

g) … esas sayılı dosyada; sanık M.A. hakkında elektrik hırsızlığı suçundan mülga 765 sayılı TCK’nın 492/2, 522. maddeleri mucibince cezalandırılması talebiyle 25/01/2005 tarihinde açılan kamu davasının tensibiyle birlikte sorulması mümkün iken sanığın savunmasının alınmasını müteakip 3. celse sayacın mühürlü olup olmadığı, 4. celse son bir yıllık sarfiyatın, 5. celse de kaçak elektrik bedelinin sanık tarafından ödenip ödenmediği hususunun sorulduğu,

 

ğ) … esas sayılı dosyada; sanık müdafiine istek üzerine üst üste dört celse beyanda bulunmak üzere mehil verilip oturumların ertelendiği, herhangi bir beyanda bulunmamasına ve bir talebi de olmamasına karşın, takip eden oturumda bu kez de esas hakkında savunma yapması için mehil tanındığı,  

 

h) Bir kısım dosyada, sanıklar hakkında çıkartılan yakalama emirlerinin akıbetlerinin makul sürelerle sorulması yerine beklenilmesi ile yetinildiği yahut 1 yıl ve aşan süreler geçtikten sonra akıbetlerinin araştırıldığı,

Anlaşılmıştır.   

 

* Bilindiği üzere; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın, "Hak arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrasında, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir",     

“Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması" kenar başlıklı 141. maddesinin son fıkrasında; "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir."

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Adil yargılanma hakkı" kenar başlıklı 6. maddesinin birinci bendinin birinci cümlesinde, "Herkes, gerek medenî hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezaî alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir."

Hükümlerine yer verilmiştir.

Bu itibarla;

Duruşmalara çıkılmadan önce, dosyaların iyi bir şekilde okunarak, benzeri hatalara ve bunun neticesinde Adaletin gecikmesinden dolayı yakınmalara neden olunmaması,

Davaların bir an önce neticelendirilmesi ilkesi ile delillerin toplu halde ve birlikte toplanması prensibine de ters düşen bu hatalı uygulamanın terki ile kanıtların mümkün olan en kısa sürede, baştan, beraber toplanıp değerlendirilmesine ve adaletin en kısa zamanda tecellisine duyarsız kalınmaması,

Kabul edilebilir bir arızî sebep olmaksızın davaların makul bir sürede sonuçlandırılmaması yüzünden devletimizin eleştirilere ve yaptırımlara muhatap olduğunun hatırdan çıkarılmaması,

 

24 Duruşma Listesinin Yapılmadığı

 

… Ceza Mahkemelerinde duruşma listesinin yapılmadığı gözlenmiştir.

 

* Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adlî Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 81. maddesi gereğince, duruşmalı işlerde mübaşir tarafından; mahkemesi, mağdur, şikâyetçi, sanık ve vekillerinin isimleri ile duruşma tarih ve saatini gösterecek şekilde bir liste düzenlenerek duruşma salonu dışında herkesin görebileceği bir yere asılması gerektiğinin bilinmesi,

 

25- Duruşma Saatinin Tüm Dosyalarda Aynı Olduğu

 

Duruşmalarda oturum gününün belirlenmesi ile birlikte, tüm dosyalarda celse saatinin 09.00 olarak yazıldığı gözlenmiştir.

 

* 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 9/3 ve Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adlî Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’in 50 ve 81. maddeleri hükümleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28/12/1981 gün ve 1-338 esas, 644 karar sayılı içtihadı uyarınca, duruşma tarihi ile birlikte oturum saatinin de her dosya için ayrı ayrı belirtilmesi gerektiği dikkate alınarak, tarafların ve müdafilerin adliye koridorlarında lüzumsuz beklemelerinin ve haklı sızlanmalarının önüne geçilmesi,

 

26- Duruşma tutanağının başlığının veya içeriğinin usulüne uygun şekilde yazılmadığı

 

Duruşmaya çıkan hâkim, Cumhuriyet savcısı veya zabıt kâtibinin ad ve soyadının duruşma tutanağının başlığında yazılmadığı,

Bir kısım duruşma tutanağı içeriğine de oturumlara katılanların sadece sıfatlarının yazılmasıyla yetinildiği,

Anlaşılmıştır.

 

* CMK’nın 220. maddesi gereğince, duruşma tutanağının başlığında duruşmanın yapıldığı mahkemenin adı, oturum tarihleri ile hâkim, Cumhuriyet savcısı ve zabıt kâtibinin adı ve soyadının yazılması gerektiğinin bilinmesi,

CMK’nın 221/1-a maddesi uyarınca, duruşma tutanağı içeriğinde duruşmalara katılan sanığın, müdafiin, katılanın, vekilinin, kanunî temsilcinin, bilirkişinin, tercümanın, teknik danışmanın adı ve soyadının yer alacağına dair amir hükmün göz ardı edilmemesi,

 

27- Duruşma Tutanakları ve Kararlarda Hâkim-Zabıt Kâtibi İmzalarının Bulunmadığı

 

Bazı oturum tutanakları ile kararların, hâkim ve/veya zabıt kâtibi tarafından imzalanmasının unutulduğu görülmüş, eksiklikler ikmal ettirilmiştir.

 

* Duruşma tutanaklarının ispat kuvvetine ilişkin CMK’nın 222. maddesinin uygulanmasına işlerlik kazandırılabilmesi için, duruşma tutanaklarının ve kararların hâkim ve zabıt kâtibi tarafından imzalanması zorunluluğunu öngören aynı Yasa’nın 219 ve 232/4-7. maddelerinin göz önünde tutulması,

 

28- Duruşma Tutanaklarında Sayfa ve Celse Numaralarına Yer Verilmediği

 

Genel olarak yargılama tutanaklarında sayfa ve/veya celse numaralarının yazılmadığı izlenmiştir.

 

* Cumhuriyet Başsavcılıkları ve Adlî Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 92. maddesi yollamasıyla Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliğinin 29. maddesi gereğince, düzenlenen duruşma tutanaklarında mahkeme, hâkim ve tutanak yazıcısının isimlerinin dışında, sayfa numaraları ile birlikte celse sayısının da yazılması zorunluluğuna uyulması,

 

29- Duruşma ve Keşif Tutanakları ile Gerekçeli Kararların Matbu Olarak Düzenlenmesi

 

Duruşma ve keşif tutanakları ile gerekçeli kararların matbu olarak önceden hazırlandığı, boşlukların bilahare elle ya da daktilo ile doldurulması suretiyle tanzim edildiği görülmüştür.

 

* Duruşma tutanaklarının ve bunun devamı niteliğinde olup, dosya içeriğini yansıtan gerekçeli kararın (keza bu kapsamda keşif tutanaklarının) önceden matbu şekilde hazırlanarak, boşlukların elle veya daktilo ile doldurulması suretiyle ikmâl edilmesinin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 15/3/2005 tarih ve 2004/23311 - 2005/2689 sayılı ve 7. Ceza Dairesinin 28/2/2005 tarih ve 2004/28592 - 2005/1153 sayılı kararlarında bozmaya konu edildiği hususuna dikkat edilmesi ve CMK’nın 219, 221, 231 ve 232. maddelerine aykırılık teşkil eden ve sorumluluğu doğurabilecek nitelikteki bu tür uygulamadan kaçınılması,

 

30- Duruşmalarda Ses ve Görüntü Kaydedici Aletlerin Kullanılmasına İzin Verilmesi

 

Bir kısım ceza mahkemesinde görülmekte olan davalarda oturum başladıktan sonra duruşma salonunda ses ve görüntü alıcı aletlerin kullanılmasına izin verilmesi sonucu özellikle kamuoyunca takip edilen davalara ait kayıtların medya organlarında yer aldığı görülmüştür.

 

* CMK’nın 183. maddesi ve Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/01/2006 tarihli ve 27 sayılı Genelgesi uyarınca yargılama sırasında duruşma salonunda (CMK’nın 180/5, 196/4. maddelerinde belirtilen hâller dışında) her türlü sesli veya görüntülü kayıt veya nakil olanağı sağlayan aletlerin kullanılmasına izin verilmemesi gerektiği, bu hususa ilişkin TCK’nın 286 ve CMK’nın 205. maddelerinin göz önünde tutulması,

 

31- Dosya Gönderme Formu

 

Dosyaların Yargıtay’a sevkleri sırasında “dosya gönderme formu” düzenlenmediği görülmüştür.

 

* Temyiz edilen dosyaların Yargıtay’a sevkleri sırasında, Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adlî Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’in 87. maddesinde belirtildiği şekilde dosya gönderme formu doldurulması gerektiğinin nazara alınması,

 

 

 

32- Düşme Kararı Yerine Ortadan Kaldırma Kararı Verildiği (Suç Tarihi 01/06/2005’den Sonrakilerde)

 

Bir kısım dosyada, dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşme yerine ortadan kaldırma kararı verildiği gözlenmiştir.

 

* CMK’da “ortadan kaldırma” biçiminde duruşmayı sona erdiren bir hüküm şekli bulunmadığından, TCK’nın 66 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince, belirtilen durumlarda kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiğinin bilinmesi,

 

33- Emanet Eşyasının Tavsiyesine Yönelik İşlem Yapılmadığı

 

Emanete ait eşya ve/veya para hakkında karar verildiği hâlde ilgili büroya müzekkerenin yazılmadığı veya kararda bir hüküm bulunmadığı izlenmiştir.

 

* CİGM’nin 01/01/2006 tarih ve 2 sayılı Genelgesi’nin 20. bendi dikkate alınarak; emanet deposunda lüzumsuz yığılmanın önlenmesi bakımından, benzer durumlarda suç eşyasının ve/veya paranın iadesi ya da müsaderesi konusunda gereken işlemlerin ifasında ihmâl gösterilmemesi, sözü edilen evrakın ele alınarak eksikliğin giderilmesi,

 

34- Engel Hâli Bulunmayan Tanığın Yeminsiz Dinlenildiği

 

Bir kısım dosyada, engel hâli olmadığı belirtilen tanıkların yemini yaptırılmaksızın dinlenildiği saptanmıştır.

 

* CMK’nın 45 ve izleyen maddelerindeki sarahat doğrultusunda engel durumu bulunmayan tanıkların yeminleri yaptırılmak suretiyle beyanlarının tespiti,

 

 

35- Esas Defterinin İlgili Sütunlarının Doldurulmadığı

 

Ceza mahkemeleri esas defterlerinin incelenmesinde, yoklukta verilen hükümlerin sanıklara tebliği tarihi, T.C. kimlik numarası … vb. hususların yazılmadığı tespit ve ifade edilmiştir.

 

* Cumhuriyet Başsavcılıkları İle Adlî Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’in 48. maddesi uyarınca, esas defterinin tahsis gayelerine uygun olarak ve mahsus sütunları eksiksiz işlenmek suretiyle kontrolde kolaylık sağlanması,

 

36- Esas Defterinde Silinti - Kazıntı ve Kâğıt Yapıştırma

 

Ceza mahkemeleri esas defterinin kontrolünde, bazı satır ve sütunlar üzerinde silinti ve kazıntı yapıldığı, kimi zaman da daksille veya beyaz bir kâğıtla kapatılıp yeniden yazılması yoluna gidildiği saptanmıştır

 

* Esas defterlerinin tutulmasında özenli davranılarak, silinti, kazıntı ve yeniden yazma durumuna meydan verilmemesi; zorunluluk hâlinde Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adlî Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’in 58. maddesi uyarınca, düzeltilmesi lazım gelen yazıların üstüne okunmasına engel olmayacak şekilde ince bir çizgi çizilip defterin kenarına gerekli düzeltme yapıldıktan sonra keyfiyetin mahkeme başkanı veya hâkimi tarafından onaylanmasının temini, bu açıdan kalem personelinin devamlı bir şekilde denetim altında bulundurulması,

37- Evrakın Geç İşleme Konulduğu

 

İddianame ve istinabe evrakının iş yoğunluğu ve yılsonu devirleri gerekçe gösterilerek mahkemeye intikalinden sonra mahsus deftere derhal kaydedilmeyip, (…)’den (…)’e varan süreleri müteakiben işlendiği, bazı dosyalarda da, iddianamenin kabulü kararı ya da Yargıtay bozma ilâmının mahkemeye ulaşması ile tensip tarihi arasında (...) ilâ (...) güne ulaşan sürelerde gecikmelere sebebiyet verildiği saptanmıştır.

 

* Mahkemeye intikal eden iddianame ve istinabe evrakı ile Yargıtay’dan bozularak gelen dosyaların, Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adlî Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’in 76. maddesi gereğince, hâkim ya da yetkili kıldığı yazı işleri müdürünün havalesini takiben gecikmeksizin deftere kaydıyla lâzım gelen tensip ve sair muamelelerin yapılmasında gecikilmemesi, CİGM’nin 01/01/2006 tarih ve 28 sayılı Genelgesi’nde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere kalem hizmetlerinin ilgili hâkim tarafından denetlenerek mevzuata aykırı işlem yapan görevliler hakkında gereğine tevessül olunması, aksine davranışın sorumluluğu mucip olabileceğinin gözden ırak tutulmaması,

 

38- Evrakta Hâkim Havalesinin Bulunmadığı

 

İstinabe evrakı ile esas dosyasına giren belge ve yazılarda hâkim ya da yetki verilen yazı işleri müdürünün havalesinin bulunmadığı gözlenmiştir.

 

* İşlemlerin zamanında yerine getirilip getirilmediğinin denetimine imkân vermesi bakımından, Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adlî Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’in 76. maddesinde belirtildiği üzere, mahkemeye gelen istinabe evrakı ile dosyaya giren belgelerin hâkim veya yetki verilen yazı işleri müdürü tarafından havale edilmesinin usul haline getirilmesi,

 

39- Gerekçeli Kararların ‘Görüldü’ ye Gönderilmemesi

 

Sulh ceza / asliye ceza mahkemesince ittihaz olunan kararların yargı çevresi içerisinde bulundukları ağır ceza veya asliye ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığına kanun yolu incelemesi için gönderilmediği belirlenmiştir.

 

* CMK’nın 35/2, 38 ve 273/3 maddelerinde belirtildiği üzere kararların görüldü yapılmak üzere merciine sevk edilmesine ehemmiyet verilmesi,

 

40- Geri İstenen Yakalama Kararlarının Akıbetinin Araştırılmaması

 

Zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilen dosyalarda, sanıklar hakkında çıkartılan yakalama emirlerinin geri istenmesi için yazılan müzekkereler üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen iade edilmediği halde, mahkeme tarafından da akıbetlerinin araştırılmadığı anlaşılmıştır.

 

* CİGM’nin 01/01/2006 tarih ve 10 sayılı Gıyabî Tutuklama ve Yakalama Emirlerinin Güncelliğinin Sağlanması Hakkındaki Genelgesi’nin 1 nolu bendinde açıklandığı üzere; sanıkların yakalanması amacıyla çıkartılan, ancak zamanaşımı nedeniyle dava hakkında düşme kararı verilmesi nedeniyle geri istenen yakalama emirlerinin zabıtada kalması hâlinde, infaz edilebileceği de nazara alınarak, bu konuda müzekkere yazılması ile yetinilmeyip, iade edilip edilmediği kontrol edilerek bu yöndeki kalem işlemlerinin gözetim altında bulundurulması ve yazı akıbetlerinin araştırılarak mağduriyete sebebiyet verilmemesi,

 

41- Getirtilen Dosyaların İade Edilmediği

 

Görülmekte olan dava ile ilgisi nedeniyle diğer mercilerden getirtilen dosya ve belgelerin, karar verilip hüküm kesinleşmiş olmasına rağmen, alındıkları yere iade edilmedikleri görülmüştür.

 

* İşi biten dosya ve belgelerin gecikmeksizin merciine iade edilerek, gerektiğinde kolaylıkla ulaşılmasına yardımcı olunması, 

 

42- Gıda Maddeleri Tüzüğüne Muhalefet Suçlarında Bakanlığa Bilgi Verilmediği

 

Umumun sıhhatine ait davalarda verilen hüküm özetlerinin, Sağlık Bakanlığına gönderilmesini temin için Cumhuriyet başsavcılığına verilmediği tespit edilmiştir.

 

* 1593 sayılı Umumî Hıfzıssıhha Kanunu’nun Ek 3. maddesi gereğince, bu Kanun kapsamına giren ve umumun sıhhatine ilişkin davalarda verilen hükümlerin kesinleştikten sonra birer suretlerinin Sağlık Bakanlığına gönderilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıklarına tevdiinin unutulmaması,

 

43- Gizli Yapılması Gereken Duruşmaların Açık Yapıldığı

 

Çocuk sanıklarla ilgili davaların duruşmalarının açık yapıldığı anlaşılmıştır.

 

* 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 42. maddesi yollaması ile çocukların duruşmalarının mutlaka kapalı yapılacağını, hükmün dahi kapalı oturumda açıklanacağını düzenleyen CMK’nın 185. maddesinin  uygulamada nazara alınması,

 

44- Harç Tahsil Müzekkerelerinin Yazılmadığı

 

Hükmün kesinleşmesine karşın, bir kısım dosyada harç tahsil müzekkerelerinin yazılmasının unutulduğu anlaşılmıştır.

 

* Yargılama giderlerinin ne şekilde tahsil edileceğine dair CMK’nın 324 ve müteakip maddeleri uyarınca işlem yapılması suretiyle doldurulacak tahsil müzekkerelerinin gereği için ilgili mercie gönderilmesinin ihmal edilmemesi

 

45- Hükmün Mahkeme Mührü İle Mühürlenmediği

 

Hüküm fıkrasını ihtiva eden kısa kararların, gerekçeli hükümlerin ve karar kartonuna takılan hüküm nüshalarının